Page 25 - Mayıs 2026 -Sayı 9
P. 25
Çocuk ve Edebiyat Dergisi
Çocuk edebiyatında duyguları konu alan kitapların yeterince yer bulduğunu düşünüyor musunuz?
Çocuk edebiyatında duygularla ilgili kitaplar var ve son zamanlarda sayılarının arttığını da görüyoruz. Bu elbette ki
çok kıymetli. Ancak bu alanda üretim yapacak kişilerin gerçekten alandan gelmesi gerektiğini düşünüyorum.
Pedagojik bir donanıma sahip olmaları, çocuklarla doğrudan temas içinde olmaları ve bu alanı hem akademik
hem de uygulama boyutuyla iyi tanımaları çok önemli. Her gün çocuklarla zaman geçiren, çocuk edebiyatını
araştıran, literatürü takip eden ve sahadaki kitapları inceleyen kişilerin yazdığı metinlerin daha sağlıklı
olabileceğini düşünüyorum. Bununla birlikte bu sürecin disiplinler arası bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğine
inanıyorum. Örneğin ben okul öncesi öğretmeniyim ve lisansüstü eğitimimde duygusal yeterlilik üzerine çalıştım.
Buna rağmen duygularla ilgili yazdığım bir kitabın, çocuklarla çalışan bir psikolog tarafından da değerlendirilmesini
gerekli buldum. Bu tür bir iş birliği, ortaya çıkan metnin hem içerik hem de etki açısından daha güçlü olmasını
sağlar.
Yeni kitap projeleriniz var mı? Okurlarınızı neler bekliyor?
Hem okul öncesi öğretmeni olmam hem de kitap okuma yöntemleri ve duygusal yeterlilik üzerine çalışmalar
yapmış olmam nedeniyle, aslında uzun zamandır duygular üzerine bir kitap serisi yazmayı hayal ediyordum.
“Üzüntümle Ne Yapsam?” bu seride, duygu skalasından seçtiğim ilk duyguydu. Elbette bunun devamının
gelmesini istiyorum ve bu yönde çalışmalarım sürüyor. Özellikle çocukların düzenlemekte en çok zorlandığı
duyguları ele alarak ilerlemeyi planlıyorum. Okurlarımı, yine çocukların iç dünyasına dokunan ve onlara eşlik
etmeyi amaçlayan yeni hikâyeler bekliyor.
Lokum Çocuk Edebiyat Dergisi okurlarına vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Öncelikle Lokum Çocuk Edebiyat Dergisi okurlarına; çocukların dünyasına duydukları merak için ve bu merakı
canlı tutarak araştırmaktan, öğrendiklerini hayata geçirmeye çalışmaktan vazgeçmedikleri için teşekkür etmek
istiyorum. On iki yıllık meslek hayatımda şunu çok net gördüm: Çocuklara dokunmanın en etkili yolları kuşkusuz
oyun ve kitaplar... Bu yüzden bir öğretmen olarak gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki çocuklarla oynamaktan,
onlara kitap okumaktan, hikâyeler anlatmaktan asla vazgeçmeyin. Çünkü bu yolla kurduğunuz her temas onların
dünyasında unutulmaz izler bırakacak, yepyeni yollar açacaktır.
Çocukların kalbine dokunan samimi anlatımı ve duygu dünyalarına ışık tutan kıymetli paylaşımları için Merve
Ceylan’a teşekkür ediyor, çocuklara umut olan yeni hikâyelerinde yeniden buluşmayı diliyoruz.
Söyleşi. 25

