Page 28 - Mayıs 2026 -Sayı 9
P. 28
BİRAZ SEVGİ, BİRAZ GÜNEŞ Mesela güller biraz havalı olmaz mıydı?
“Dikenlerim var diye korkma, aslında sadece kendimi
koruyorum.”
Papatyalar ise kesin çok neşeli olurdu:
“Seviyor, sevmiyor, seviyor, sevmiyor… Ama ben
yine de seviyorum!”
Peki ya kaktüsler? Onlar biraz mesafeli ama
samimiyetle:
“Beni anlamak için biraz sabretmen gerekiyor.”
demez miydi?
Aslında her bir çiçek, sadece çocuklara değil biz
yetişkinlerin de iç dünyasına benziyor. Kimi daha
açık, kimi daha kapalı… Kimi daha sert, kimisi
narin… Kimi hemen açar kalbini, kimi ise bekler
Köşe Yazısı mevsimini. Ama hepsinin ortak bir isteği vardır: Sevgi.
Çocuklara çiçekleri anlatırken sadece isimlerini
DİDEM ÖZKAN öğretmek yetmez. Onlara bir çiçeğin en çok sabrı
Şöyle bir soruyla giriş yapmak istiyorum anlatılmalı. Tohumun karanlıkta sebat içindeki
çiçeklerle ilgili. En yüksek sesle konuşanlar mı bekleyişi… Toprağın altında “Henüz zamanı değil.”
anlatırlar sizce bir hikâyeyi? Yoksa en sessiz diye fısıldayan o görünmez mucize süreç… Çünkü
duranlar mı? Ben bazen hatta çoğu zaman, en çocuk da bazen hemen büyümek ister, hemen
sessiz duranların anlattığını düşünürüm en başarmak ister. Oysa çiçekler der ki:
derin hikâyeyi. Tıpkı çiçekler gibi. Durup biraz “Her şeyin bir zamanı var.”
düşündüğünüzde görürsünüz; gürültü Ama en güzeli nedir bilir misiniz? Çiçekler asla
yapmazlar, tartışmazlar, kimseyi ikna etmeye birbirleriyle yarışmaz. Gül, “Ben papatyadan daha
çalışmazlar güzelliklerine. Siz hiç ortasındaki
sarısının güneş gibi gülümsediğine ikna güzelim.” demez. Menekşe, “Neden ben lale gibi
etmeye çalışan bir papatya gördünüz mü uzun değilim?” diye üzülmez. Nergis, en güzel kokan
mesela? Ya da bir lalenin boynunun zarifliğini, benim diye böbürlenmez. Çünkü, hepsi kendi hâliyle
bir menekşenin utangaç bakışını ispat güzeldir. İşte çocuklara anlatılacak en kıymetli
çabasına şahit oldunuz mu? Bizlere koca bir şeylerden biri de budur, kendin olmanın güzelliği.
dünyayı anlatırken oldukça sessiz değiller mi Bu ay, Lokum Dergi ile birlikte çiçeklerin dünyasına
her biri? Tıpkı çocuklar gibi… bakarken biraz da kendi içimize bakalım, ne dersiniz?
Çocuklar ile çiçekleri benzetirim birbirine. İkisi İçimizde hangi çiçek var? Ne kadar suya ne kadar
de büyümek için sevgiye ihtiyaç duyar. İkisi de güneşe ihtiyacımız var? Ve en önemlisi…
ilgi görmediğinde solar. Ve ikisi de doğru Etrafımızdaki küçük kalplere ya da tüm dünyaya biz
ortamı bulduğunda hiç beklenmedik güzellikler ne kadar sevgi veriyoruz?
ortaya çıkarır. Bir çocuğun kalbine dokunan bir Çünkü unutmayalım, bir çiçeği büyütmek sabır ister.
hikâye ile bir çiçeğe verilen bir damla su
arasında çok da fark yoktur aslında… İkisi de Bir çocuğu büyütmek ise koşulsuz sevgi.
hayat verir dünyaya. Biraz sevgi, biraz güneş…
Peki hiç düşündünüz mü, çiçekler konuşsaydı Ve bazen küçük ama içten bir gülümseme, en güzel
ne derdi? başlangıçtır.
28. www.lokumdergi.com

