Page 22 - Mayıs 2026 -Sayı 9
P. 22

Yazar

                                Merve Ceylan                                                                     SEDEN ERKAN BAYRAK


                                                         ile Söyleşi








       Çocukların duygularını anlayan, onları yargılamadan dinleyen ve hissettiklerini kelimelere dönüştüren kitaplar,
       çocuk  edebiyatının  en  kıymetli  hazinelerinden  biri.  “Üzüntümle  Ne  Yapsam?”  da  tam  olarak  böyle  bir  eser.
       Üzüntü  duygusunu  sıcak,  nahif  ve  iyileştirici  bir  dille  ele  alan  kitabın  yazarı  Merve  Ceylan  ile  yazarlık
       serüvenini, kitabın ortaya çıkış hikâyesini ve çocukların duygu dünyasına dair düşüncelerini konuştuk.

       Merhaba öğretmenim, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Merve Ceylan kimdir?
       Gazi  Üniversitesi  Okul  Öncesi  Öğretmenliği  bölümünden  mezun  olduktan  sonra  öğretmenlik  yolculuğuma
       başladım.  Bu  süreçte  Anadolu’nun  köylerinden  şehir  merkezlerine  uzanan  farklı  ortamlarda  çalışma  fırsatı
       buldum. Yüksek lisansımı duygusal yeterlik alanında tamamladım. Meslek hayatımda Etkileşimli Kitap Okuma
       Programıyla  tanışmam  benim  için  önemli  bir  dönüm  noktası  oldu.  Bu  yöntemi  akademik  birikimimle
       birleştirerek  birçok  atölye  gerçekleştirdim  ve  binlerce  öğretmen  ve  çocukla  bir  araya  geldim.  Bugün  ise
       çocukların duygu dünyasına dokunmak ve onlara kitaplar aracılığıyla destek olmak amacıyla yazmaya devam
       ediyorum.

                                                 Öğretmenlik yolculuğunuz nasıl başladı ve sizi bu alanda en
                                                 çok etkileyen dönüm noktası ne oldu?
                                                 Açıkçası  öğretmenlik  mesleğini  çok  planlı,  çok  bilinçli  ya  da
                                                 büyük bir hayranlıkla seçtiğimi söyleyemem. Tercih yapan birçok
                                                 öğrenci  gibi  benim  de  istihdam  kaygım  olmayacak  bir  bölüm
                                                 seçme  derdim  vardı.  Bu  nedenle  okul  öncesi  öğretmenliği
                                                 bölümünü  tercih  etmiştim.  Atandığım  ilk  gün  müdür  bey  beni
                                                 sınıfıma götürdü “Burası senin sınıfın ve bunlar da öğrencilerin!”
                                                 dedi ve gitti. Onlarca meraklı ve ürkek göz bana bakıyordu. İçeri
                                                 girdim ve kapıyı kapattım. O an şunu çok net hissettim: Artık her
                                                 gün  saatlerce  onların  sorumluluğunu  taşıyan,  hayatlarına
                                                 dokunan kişi ben olacaktım ve elimden geleni yapmalıydım.
                                                 Köy okullarından şehir merkezlerine uzanan deneyimleriniz
                                                 size öğretmenlik açısından neler kazandırdı?
                                                 Öğretmenlik  aslında  dünyanın  neresinde  yapılırsa  yapılsın
                                                 özünde  aynı  meslek.  Ancak  çalıştığınız  sosyodemografik
                                                 çevreye  göre  öğretmenliğin  uygulama  biçimi  değişebiliyor.
                                                 Çünkü  her  çocuğun,  her  bölgenin  ihtiyacı  farklı  oluyor.  Bu
                                                 nedenle siz de bulunduğunuz yere göre, temel ilkeleri koruyarak
                                                 içerikleri  yeniden  şekillendiriyorsunuz.  Çocuğun  ihtiyacı  neyse
                                                 ona göre kendinizi sürekli revize ediyorsunuz. Bunu yaparken ne
                                                 kadar yetenekli biri olduğunuza siz bile şaşıracaksınız. Ben bu
                                                 hâlimizi  şuna  benzetiyorum:  Uçmanız  gerektiğinde  kanatlarınız
                                                 çıkıyor,  sulak  bir  yerde  yüzgeçleriniz  çıkıyor,  karadaysanız
                                                 ayaklarınızı  kullanarak  yürüyorsunuz.  Yani  bir  öğretmen
                                                 neredeyse  oranın  koşullarına  uygun  hale  gelip  yoluna  devam
                                                 ediyor.
     22. www.lokumdergi.com
   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27