Page 23 - 23 Nisan "Çocuk" Özel Sayısı Lokum Çocuk ve Edebiyat Dergisi
P. 23
Çocuk ve Edebiyat Dergisi
Faruk serisi çocuklar tarafından çok sevildi. Peki Faruk nasıl ortaya çıktı?
“Faruk” serisi aslında sınıfın içinden doğdu diyebiliriz. Çocukların merakı, enerjisi ve bitmek bilmeyen “neden?”
soruları bir karaktere dönüşse nasıl olur diye düşünürken “Faruk” ortaya çıktı.
Şu anda serinin üç kitabı var. Hangi okula gitsem, nerede çocuklarla buluşsam ilk duyduğum sorulardan biri hep bu
oluyor:
“Faruk’un devamı gelecek mi?”
Ben de hemen soruyorum: “Gelsin mi?”
Ve hep bir ağızdan gelen o coşkulu “Eveeeet!” cevabı beni yeniden masanın başına oturtuyor. O an anlıyorum ki
Faruk artık sadece benim değil, çocukların da karakteri olmuş.
Aslında bu seride güçlü bir arkadaşlık bağını ve pes etmeyen bir karakterin maceralarını okuyoruz. Faruk ve
arkadaşları bir sorunla karşılaştıklarında geri çekilmiyor o sorunun üzerine gidiyorlar. Her çözülmeye çalışılan
gizem, yeni bir merakı beraberinde getiriyor. Macera tırmandıkça çocukların heyecanı da artıyor.
Belki de çocuklar en çok şunu seviyor: Faruk biraz kendileri gibi.
Bu yıl Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen “Öğretmen
Yazar, Çocuk Çiçek Açar” yarışmasında “İyilik Tohumu” adlı
hikâyeniz birinci seçilerek ödül aldı. Nasıl bir duygu, biraz
bahseder misiniz?
Aslında tarifsiz bir mutluluk bu. Binlerce başvuru arasından, alanında
uzman akademisyenlerin değerlendirmeleri sonucunda böyle bir ödüle
layık görülmek elbette büyük bir onur. Bu, hem yazarlık hem de
öğretmenlik yolculuğum adına çok kıymetli…
Ama beni en çok mutlu eden tarafı şu: İyilik temalı bir hikâyenin bu
değeri görmesi. “İyilik Tohumu” yalnızca bir metin değil; sınıflarda
konuşulan, çocukların kalbinde iyilik adına karşılık bulabilecek bir
duygu hâli.
Bu hikâyenin Türkiye’nin dört bir yanında çocuklarla buluşacak olması
ve iyiliği yayma yolculuğuna çıkması benim için ödülün de ötesinde bir
anlam taşıyor. Eğer bir çocuk o hikâyeyi okuduktan sonra küçük de
olsa bir iyilik yapmaya karar verirse, işte o zaman gerçek ödül alınmış
oluyor.
Çocukların çok sevdiği bir seriniz daha var. Dünyanın En Korkak Hayvanı,
Dünyanın En Komik Hayvanı ve yeni çıkan çiçeği burnunda Dünyanın En
Tembel Hayvanı. Çocuklar bu kitapları okurken kıkırdıyorlar, bunu nasıl
başardınız?
Bu seriyi özellikle “ilk okuma” kitapları olarak tasarladık. Çünkü çocukların
okumaya yeni geçtiği dönem, okuma sevgisinin oluştuğu en kritik eşiklerden biri.
O ilk deneyim ya kalıcı bir bağ kurduruyor ya da mesafe oluşturuyor. Biz de o ilk
karşılaşmanın kahkahalı olmasını istedik ve hikâyelerle çocukları gıdıklamaya
çalıştık.
Çünkü biliyoruz ki çocuk bir kitabı okurken gülüyorsa, metinle bağ kuruyor
demektir. Bağ kurduğu metni de okur ve devamını ister. İşte bu yüzden hikâyeleri
akıcı ve bol mizahi öğelerle kurguladık.
Bir diğer önemli nokta da karakter seçimi oldu. Çok fazla bilinmeyen ya da
alışılmışın dışında hayvan karakterlerden yola çıkarak çocukların merak
duygusunu harekete geçirmek istedik. “Bu nasıl bir hayvanmış?” diye başlayan
merak, sayfayı hevesle çevirmeye dönüşüyor.
Şimdi çocuklarla buluştuğumda “Öğretmenim sıradaki dünyanın en … hayvanı ne
olacak?” diye soruyorlar. Hatta serinin devamı için bana yeni kitap fikirleri
öneriyorlar. Bu bizim aramızda çok güçlü bir iletişim köprüsü oluşturdu. Artık o seri
sadece benim yazdığım değil, birlikte büyüttüğümüz bir seri hâline geldi.
Sanırım çocukların kıkırdamasının sırrı da burada: Onlarla aynı pencereden
bakabilmek... Söyleşi - 23

